SANAL GASTE

Turgay Şeren efsanesi! Ve keşke yaşarken onurlandırsaydık...

09-07-2016 04:29

7 Temmuz 2016 tarihinde bir futbol çınarını daha kaybettik ne yazık ki... Lefter Küçükandonyadis öldüğünden sonra benim için geriye kalan en büyük efsaneyi Turgay Şeren'i kaybettik.

Kendisiyle babam aracılığıyla tanıştığımda genç bir delikanlıydım. Hayatımda gördüğüm en fanatik insanlardan bir tanesiydi o, benden bile...

Kendimi her zamana fanatik olarak adlandırırdım, ancak efsaneyi karşımda gördüğümde o duygum tamamen gitmişti. Düşman olarak gördüğüm Galatasaray bir dosta dönüşmüştü. Neden mi?

Turgay Şeren'in Ulus'taki evini ziyaret ettiğimde ödül dolu bir oda, tarih kokan fotoğraflar ve en önemlisi hala açılmamış birbirinden değerli ödülleri görmüştüm. Galatasaray'ı her zerresinde hisseden Turgay Şeren'in Galatasaraylılığı, Fenerbahçe'nin var olmasından kaynaklıydı. O öyle söylerdi. Ben de o eski Fenerbahçe - Galatasaray maçlarını, ebedi dostluğu gördükten sonra fanatik kimliğimi cebime koymuştum.

Sakatlıktan dolayı bitmek üzere olan kalecilik kariyerime bir mektupla son vermek istemişti. Bu mektup Fatih Terim'eydi. Türkiye'nin en iyi teknik direktörüne... Sonra bir telefon çaktı hayallerimde bile ulaşamayacağım o isme, "Fatihciğim sana bir delikanlı gönderiyorum, onu izle ne yapabiliriz bir gör. Çok yetenekli..." sonrasını hatırlamıyorum. Turgay Şeren bana yetenekli demişti, daha sonrası beni ilgilendirmezdi zaten. Heyecandan neler hissettiğimi anlatamam.

O mektubu hiçbir zaman Fatih Terim'e vermedim... Gerek yoktu çünkü, o bana hatıra...

İnsanlığına gelecek olursak, hayatında ağzından çıkan ender kötü söz bir canlı yayında oldu ve o söz bizi yıllardır gülümsetmekte. Onun dışında ağzından tek bir kötü söz bile duymadım. Çünkü o Galatasaray'ın Aslanı... Çünkü o Berlin Panteri, çünkü o efsane...

İnanıyorum ki, artık yeni nesil futbolcular da bu 'adamlıkları' profesyonelliğe tercih etmezler.

Çok üzüntülüyüm eşini kaybettikten sonrası ve öncesi vardı Turgay Şeren'in Fisun Hanım'ı kaybettiten 1 hafta sonra o dalgınlıkla geçirdiği trafik kazası ne yazık ki yürümesini bile zorlaştırmıştı. Sonrasında yani son yıllarında küçük bir çocuk gibiydi. İsteği kapısı çalınsın, bir merhaba Turgay ağabey densin, iki konuşsun. Anılarını anlatsın. He bir de kakaolu dondurma onun vazgeçilmeziydi. Ancak ben evine ne zaman gitsem, çok fazla kapısının çalınmadığına şahit olurdum. Yardımcısından duyardım ama kendisi tek kelime etmedi, etmezdi.

Sadece neden bu kadar yalnız bırakıldı bu efsane, neredeydi o futbolcular, onun öğrencileri, onu örnek alanlar? Onu aradığımda, koskoca Turgay Şeren'in "Galatasaraylılar Kampı'ndayım Ercan" demesi benim o kadar zoruma gitmişti ki... Anlatamam! Şimdi yeni sezona isim vermek falan bunlar çok güzel şeyler ama bir şiirin bir cümlesi geldi aklıma son paragrafta "Öldükten sonra bir bulvar yerine. keşke yaşarken verseydiniz bir çıkmaz sokağa adımı..." sanırım bu söz anlatıyor ne anlatmak istediğimi...

RAHMETLE ANIYORUM...

Kalbimde her zaman yeri olan sonsuzluğa uğurladığım Turgay Şeren'e...

Ercan ERTAN / Sanalgaste.com

Etiketler : -
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

SANAL GASTE © 2015 Tüm hakları saklıdır   [Künye]   [İletişim]   [Rss]    Sanalgaste.com Doğan Haber Ajansı abonesidir.

Adres: Başakşehir 1. Etap A-2 Blok D:3 Başakşehir - İSTANBUL
İletişim: (0212) 552 8181